20 Nisan 2012 Cuma

Yerçekimi 280.7


          Bu sırada Dünyada işler biraz karışmıştı. Olduğundan daha hızlı dönen gezegendeki yerçekimi kuvveti herşeyi kendine çekmekte idi. Bütün şehirler yıkılmış, bütün uçaklar düşmüş hatta Himalayalar bile 400 m rakımlı tepelere dönüşmüştü. Okyanuslar sığ su birikintileri halinde göletlere benzemişti. İnsanlar kantarlarda tartılıyor, şişen bacak kaslarına her gece(ki bu 45 dakika sürüyordu)buz koyuyorlardı. Günler 105 dakikaya inmiş, mesai saatleri kısalmış ama kötü haber hafta sonları 3.5 saat ile sınırlıydı. Dünyada son derece hızlı bir hayat yaşanıyordu. Bu hıza ayak uydurabilmek için teknoloji neredeyse bir ayda(52,5 saat) gelişmişti. Zamanın ve mesai saatlerinin darlığı, ulaşımdaki zaman kayıplarını önlemek en büyük mesele idi. Bir başka büyük sorun bayanların kantarda tartılmak zorlarına gittiği için bankalardan çok diet merkezleri açılmıştı. Fakat yeni doğan bebeklerin bile 200 Kg geldiği bir dünyada bunu kafaya takmamak gerektiğini öğrenmişlerdi. Bunu fırsat bilen oburlar daha çok yedi ve kimse diet yapmadı. Bahane hazırdı. Yerçekimi fazla. Bütün diet merkezleri battı. Hepsi restorana dönüştürüldü.
Birşeyleri uçurmak mümkün olmadığı için hava taşımacılığıda battı. Uçmak insanoğlu için gerçekten hayal oldu. Bunu denemeye kalkan birkaç hayalperestin başına gelen feci ölümler, bunu denemeye kalkışacaklara ders oldu. Mesela Amerikalı bir mucit, feci şekilde ölmeden önceki denemesinde, yerden 10 cm havalanabilmek için sekiz katlı bir apartman boyunda motoru olan bir füzeyi 250 bin litre sıvı yakıtla ve 150 milyon beygir gücle çalıştırdığında, ihtiyacı olanın tüm değerlerin iki katı daha fazlası olduğunu anlamış, çalışmasını bu yönde geliştirmiş, son denemesini yaptığında yerden sadece 20 cm havalandığını görünce yüzüne ütü basarak feci şekilde ölmüştü.
İşler içinden çıkılacak gibi değildi. Erken yaşlanmaya hayır diyen bayanların sıkıştırması sonucu tüm devlet başkanları Dünyaya dur demek için toplandılar. Toplantı oldukça hareketli ve uzun sürdü. Yaklaşık 12 gün. Türk başbakanının "Hep birlikte dünyanın dönüş yönünün tersine koşarsak belki yavaşlatabiliriz" tezi toplantı salonundakileri kahkahaya boğdu. Bırakın koşmayı yürümek bile kabustu. İnsanlar 10 m yolu üç günde alıyordu. Bir başka görüş tüm nükleer füzeleri atmosferden belli bir yükseklikte(20cm) aynı noktada patlatarak dünyayı frenlemekti. Bu fikirdende daha sonra yeryüzünde çanlı yaşam formu kalmayacağı için vazgeçildi. Hararetli geçen tartışmalar sonucu toplantıdan ortak karar çıktı. Bu sorunu ancak bir kişi çözebilirdi. Mugayyir Kılıçbalığı. Peki sahi neredeydi O?
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------0----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder