Jamaikalı bilimadamları kimdir?
Zamanında Sovyet Rusyadan yola çıkan bir grup çılgın bilim adamı yanlışlıkla Küba zannettikleri Jameikaya gelirler. Ve olaylar gelişir demek gereksede işin aslı biraz daha karışıktır. Bu bilimadamları çok gizli ve tehlikeli deneyler yapmak üzere Kübaya gönderilmişlerdir. Yepyeni, denenmemiş bir fizik kanunu yasası ile çalışan bir icatları vardır. Öyle ki bu dünyayı kökünden değiştirebilecek bir icattır. Deneyin sonuçları önceden kestirilemediği için Ruslar tehlikeyi göze alamaz ve deneyi Küba topraklarında yapmayı planlar. İşler ters giderse Küba ile birlikte Amerika’nında yarısının havaya uçma ihtimali üzerinde dururlar. Fakat işler beklendiği gibi gitmez. Bilimadamlarını taşıyan gemi Bermuda şeytan üçgeninden geçerken kaybolur. Aylar sonar kendilerini Küba sandıkları Jameikada bulurlar. Sahile çıktıkları sırada açlıktan ve susuzluktan kırılmakta olan bilimadamlarının yardımına bir grup reggae dinleyen ve ot çekmekten beyinlerinin yarısı erimiş, rastalı Jameikalı gençler koşar. Bilimadamları bir süre gençlerle birlikte takılır ve bohem hayatın tadına varırlar. Komünizm baskısından çıkış onların feci şekilde kendilerini dağıtmasına sebep olur. İlerleyen zaman içinde bilimadamları, gençlerin ot karşılığında her istediklerini yapabileceklerini keşfeder. Dünyayı yok edecek bilgiye sahip bir grup egosantrik bilimadamı, komünizm otoritesinden kurtulmuş, ne yapacağını şaşırmış bir halde, emirlerine harfiyen uyan bir grup zombi ile neler yapabilirse onu yapmaya karar verdiler. O günden sonra kendilerine Jameikalı Bilimadamları diyen ekip, doğal olarak dünyayı yok etme tehdidi ile para kazanacaktır. Jameika açıklarında bir adayı gizli üsleri yaparak çalışmalarına başlamışlardı ki Mugayyir durumu fark edip de müdahale etmeseydi emellerine yıllar önce ulaşmış olacaklardı. Bu sebeple Mugayyir’i pek sevmezlerdi. Muhtemelen Mugayyir’in gizli düşmanı Jameikalı bilim adamlarını kendisine ulaşmasını engellemek için tutmuştu. Ne de olsa eski kinler her zaman işleri kolaylaştırırdı.
Mugayyir işlerin karışacağının farkındadır. Ek önlemler paketini yanına alarak üstün körü bir bavul hazırlar. Jameikalı bilimadamları muhtemel planını anlamadan belkide çoktan anlamışlardır ülkeden çıkması lazımdır. Pasaportunu, kredi kartlarını, ek önlemler paketini ve bavulunu alarak dairesinden ihtiyatla çıkar. Önce asansöre yönelecek gibi olsada bunun berbat bir fikir olacağını düşünür. Uzayda daha fazla zaman kaybetmek istemez. Merdivenlerden inerek apartmanın arka kapısına yönelir. Fakat apartman görevlisi akşam çöplerini dışarı çıkarmaktadır. Fakat Mugayyir bu adamı ilk defa görmüştür. Adam her zamanki görevli değildir. Görevliyi atlatması gerekecektir. Arkasından sessizce yaklaşır ve adamın ense köküne okkalı bir yumruk indirir. Adam sendeler ve ağzındaki sarma sigarayı düşürür. “Neler oluyor adamım” diyerek dönmeye yeltendiysede Mugayyir daha şiddetli ikinci güllesini adamın şakağına indirir. Adam “Bu harikaydı dostum” diyerek mutlulukla yere kapaklanır ve kendinden geçer. Mugayyir, Jameikalı bilim adamlarının gözcü olarak bıraktıkları adamın üzerini arar. Ceplerinden bolca ot ve sigara kağıdı, telsiz, bıçak, yüz kızartıcı bazı yayınlar, Bob Marley posteri ve deniz kumu çıkar. Mugayyir telsizi alarak başka gözcü olup olmadığını kontrol eder. Olmadığından iyice emin olduktan sonra kapıdan arka bahçeye süzülür. Havaalanına gitmeliydi. Bir taksiye ihtiyacı vardı ve gecenin köründe taksi bulmak kolay değildi. Ara sokaklarda dolandı. Kulağı Jameikalıdan aldığı telsizdeydi. Henüz bir iletişim kurulmamıştı. Demek ki adam sürekli gözlemekle görevliydi ve bir değişiklik olmadan aramaması tembihlenmişti. Bu iyiyye işaretti. Henüz Mugayyir’in evden çıktığını bilmiyorlardı. Sokağın ucundan kendisine doğru dönen bir arabanın farlarını gördü. Hemen saklandı. Farlar gözünü aldığından aracı tanımlayabilmek için yaklaşmasını bekledi. Araç yaklaştıkça sarı rengi bir kurtarıcı gibi belirmeye başladı. Mugayyir hemen yola atılıp Taksiye el etti. Taksi hemen durdu. Gece tarifesinden havaalanı yolcusu her taksicinin kariyerindeki en başarılı andı. Mugayyir bavulunu bagaja atıp araca bindi. “Havaalanına” diyerek etrafı kontrol etti. Kimsecikler yoktu. Taksici ağzı kulaklarında “Hemen abi” diyerek bu gece artık çalışmasına gerek kalmadığını düşünerek mutlu oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder